Mehmet Emin EKELİK

Diyarbakır’da vatani görevini yapan Mehmet Emin Ekelik 19 Kasım 2008’de terör örgütü üyelerinin Lice Kayacık Karakolu’na yaptığı saldırıda iki arkadaşını şehit verdi. Kendisiyle birlikte dört asker yaralandı. Karakol baskınında yaralanan malul sayılmayan gazimizin isyanı Terhisine 85 gün kala teröristlerin saldırısında sağ eline şarapnel parçaları isabet eden Ekelik  tedavilere rağmen iki parmağını kullanamaz hale geldi. “Askerliğe elverişlidir. Komando olamaz.” raporu verilen bir çocuk babası Ekelik, gazi statüsüne alınmadı.

Teröristlerin taciz ateşini engellemesinden dolayı Üstün Hizmet Belgesi almaya hak kazandı, ancak kendisine belgenin aslı yerine, “Aslının fotokopisi” yazılı fotokopi gönderilmesi sebebiyle hayal kırıklığına uğradı. Mesleği inşaatçılık olduğu için çalışamaz hale gelen 25 yaşındaki Mehmet Emin Ekelik, “Vatan için değil kolumu, canımı bile vermeye hazırım ama böyle de mağdur olunca zoruma gidiyor” diyerek yetkililere seslendi. Manisa Kırkağaç’ta jandarma komando olarak acemi eğitimini tamamlayan Ağrılı Mehmet Emin Ekelik, usta asker olarak Lice İlçe Jandarma Komutanlığı’na gitti. Ekelik ve arkadaşları, buradan geçici görevle Kayacık Karakolu’na gitti. 19 Kasım 2008’de teröristler karakola saldırdı. Çıkan çatışmada askerler Fevzi Güngör ve İsmail Uygun şehit olurken dört asker yaralandı. Çatışmada dört terörist öldürüldü. Yemekhanede bulundukları sırada baskına uğradıklarını anlatan Ekelik, “Teröristler, beyaz pikapla karakola girmeye çalıştı. Nizamiyedeki arkadaşlarımız karşılık verdi. Silahlarımızı almaya koştuk. Elime silahımı aldım ancak kısa bir süre sonra elimi hissetmiyordum. Fevzi Güngör, yanımda şehit oldu. Arkadaşlarıma, ‘Beni bırakın, çatışın!’ diye bağırdığımı hatırlıyorum” dedi. Yaklaşık 45 dakikada süren çatışma sonucunda kendisiyle birlikte yaralanan dört askerin Lice Devlet Hastanesi’ne, ardından da Diyarbakır Asker Hastanesi’ne götürüldüğünü söyleyen Ekelik, “19 Kasım’da ameliyata girdim, 25’inde yoğum bakımdan çıktım, 27’sinde taburcu oldum. İki ay hava değişimi verdiler.

Babamın gönderdiği yol parasıyla Kuşadası’na otobüs bileti aldım ve 2 bin kilometrelik yolu tek başıma geldim. Otobüsten indikten sonra 2 lira minibüs parası vererek evime ulaştım” diye konuştu. İki aylık hava değişiminin ardından askerliğini tamamlamak için Kuşadası İlçe Jandarma Komutanlığı’na gittiğini, beş gün sivil kıyafetlerle burada beklediğini dile getiren Ekelik, “Yatağımı oradaki askerler düzeltiyordu. Daha sonra Lice Jandarma Komutanlığı, İzmir Asker Hastanesi’ne sevk etti. 1,5 ay hava değişimi verdiler ve terhis oldum” şeklinde konuştu. Sıkıntılarının terhis olduktan sonra başladığını dile getiren Ekelik, İzmir Asker Hastanesi’nde 10 gün fizik tedavi gördüğünü, daha sonra kendisine, “Ateşli silah yaralanması kazası sonucu sağ el 4. ve 5. metakarp kırığına ve ekstansör tendon kesisine neden olan yaralanma; kişinin yaşamını tehlikeye sokmamıştır. Basit tıbbi müdahaleyle giderilmiştir. Vücuttaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisi hafif, orta ve ağır olarak sınıflandırıldığında şahısta saptanan kırık, hayat fonksiyonlarını orta derecede etkilemiştir. Uzuv kaybı ve tatili olmamıştır.” denilerek “Barışta ve seferde askerliğe elverişlidir” yazan kati rapor verildiğini söyledi. Kati raporla ilgili TSK Sağlık Komutanlığı’na itirazda bulunduğunu ve Balıkesir’e sevk edildiğini kaydeden Ekelik, buradan da aynı raporun verildiğini belirtti. Sağ elinin iki parmağını kullanamadığını söyleyerek yardım isteyen Ekelik,

Gazi sayılmam için elimi ya da bacağımı kaybetmem mi gerekiyor. Platinle tutturulan iki parmağımı hiç kullanamıyorum. Ben bununla yaşamak istemiyorum. Eskiden çalışıp evine ekmek götürüyordum, şimdi babamın eline bakıyorum. Evine alnının teriyle ekmek getirecek Mehmet öldü. Ben evladıma mama parası bulamıyorum, eşimi dışarı çıkarıp gezdiremiyorum. Elimi geri versinler, başka bir şey istemem” diyerek yardım istedi. “BEN GAZİYİM BİLE DİYEMİYORUM” Kendisine selam veren kişilerle el sıkışamadığını da anlatan Ekelik, “Elimi uzattığımda ne olduğunu soruyorlar. Askerde vurulduğumu söylüyorum ama ben gaziyim bile diyemiyorum. Gazi olduğumu bilsem, psikolojik men rahatlarım” dedi. Kara Kuvvetleri Komutanlığı 2. Motorlu Piyade Tugay Komutanlığı tarafından Üstün Hizmet Belgesi’ne layık görüldüğünü ancak postayla belgenin fotokopisinin gönderildiğini dile getiren Ekelik, yazdığı tüm dilekçelere rağmen orjinaline ulaşamadığını dile getirdi

Askere gitmeden önce inşaatlarda alçı ve boya işleri yaptığını ancak askerlik dönüşü işini yapama hale geldiğini vurgulayan Ekelik, “İŞKUR’a iş müracaatına gittim. Üstün Hizmet Belgemin fotokopisini götürdüm, aslını istediler ancak nereyi aradıysam belgenin aslına ulaşamadım.” diye konuştu. GAZİ HAKLARINDAN YARARLANMAK İSTİYORUM Askere sapasağlam gittiğini ancak iki parmağını kaybederek döndüğünü vurgulayan Ekelik, “Ben bugün de vatan için değil kolumu, canımı bile vermeye hazırım ama böyle de mağdur olunca zoruma gidiyor. Sakat kalmışım ve ben gaziyim. Gazi haklarından yararlanmak istiyorum. Büyüklerime sesleniyorum, herkese bir düzenleme yapıyorlar. Ben ve benim gibi arkadaşlar da var. Bizler ülkenin evlatları, kahramanlarıyız. Askere giderken vatan için diyoruz. Ben bu vatan için vuruldum” şeklinde konuştu işte binlerce kardeşimden birisi Mehmet ve her zaman söylüyorum yaptıklarımızın hepsi bu vatan bu millet içindi! peki bize yapılanlar kimin için…..

 

 

 

 

 

 

 

 

      

 

,

menu
menu