Devlet-i Aliye ne zaman bizlere sahip çıkacak

Gazilik haklarını istiyorlar

Kalbinde mermiyle yaşıyor ama gazi değil

"Biz maaş değil gazilik kimliğimizi istiyoruz"

SEYFETTİN ERSÖZ Ankara
(Fotoğraflı)

Terörle mücadele sırasında yaralanıp, gazilik unvanını alamayanlar, 19 Eylül Gaziler Günü'nü buruk geçirdi. Vücutlarının çeşitli yerlerinde şarapnel parçaları ile yaşayan vatandaşlar, "Para ve maaşta gözümüz yok. Hakkımız olan gazilik kimliğini istiyoruz" diyor. Türkiye'de görev başında yaralanıp, gazilik hakkını alamayan yaklaşık 12 bin kişi bulunuyor.

Terörle mücadele kapsamında icra edilen operasyonlarda yaralananlar, yıllardır özlük hakları için mücadele ediyor. Çatışmalarda yaralanan askerler, gazi sayılmak için yüzde 40 engel durumu koşulunun kaldırılmasını istiyor. Güneydoğu'da yaralanan Süleyman Doğruöz, Aytekin Demirel ve Abidin Bozkuş yaşadıklarını anlattı.

"En azından çocuğum beni anlayabilsin"

Vatani görevini 2004 yılında Şırnak'ta yaparken, Gabar Dağı'nda operasyona katılan Doğruöz, şunları söyledi:
"Küpeli mevkinde pusuya düştük ve çatışmaya girdik. O esnada badim Abdulkadir, mayına bastığını hissetti ve üzerine kapandı. 25 dakika sonra kendime geldiğimde, Abdulkadir'in parçalanan et ve kemikleri ok gibi bedenime saplanmıştı. O anda şoka girmişim, çatışma devam ederken, şehit arkadaşımın kopan uzuvlarını ve etlerini etraftan toplayıp üzerine koymuşum. Arkadaşımın kopan ayakları üzerimdeydi. Ben kendi ayağım koptu sandım. Hayatımda geçirdiğim en uzun geceydi, ağıt sesleri sabaha kadar sürdü. Biz o çatışmada 3 şehit, 19 yaralı verdik. Şırnak Askeri Hastanesi'nde ayağımdaki şarapnel parçalarının bir kısmını aldılar. 2.5 ay GATA'da tedavi gördüm. Askerlik şubesi çağırdı beni sonra. Ben daha koltuk değnekleri ile yürürken, 'Sizin askerlik bitmemiş' dediler. 'Yaralandım, ayağımın yarısı yok' dedim. Sonra Ankara İl Jandarma'da 23 gün yaralı olarak askerlik yaptım. Çatışmanın ardından dönemin Genelkurmay Başkanı ziyaret gelerek, 'Gazi oldunuz, şerefimizsiniz' demişlerdi. Sözde kaldı bunlar. Çocuklarım bacağımı görünce, 'baba ne olmuştu' diye soruyor. Kızım 'ben askerde yaralandım' diyorum. 'Sen gazisin baba o zaman' diye cevap veriyor. 'Değilim kızım' deyince, 'nasıl oluyor' diyor bana. En azından çocuğum beni anlayabilsin." 

"22 senedir bu acıyla yaşıyorum"

1994 yılında Van Başkale'de pusuya düşen Bozkuş, "4 kişiydik ve 10 kişilik bir grubun pususuna düştük. İlk atışta arkadaşım şehit düştü, sonra diğeri şehit oldu. Ben yaralandım, çok geçmedi, diğer arkadaşım da yaralandı. Yaralı şekilde 45 dakika çatışmayı sürdürdük. Bize gelen takviye ekibe de pusu kurmuşlar. Orda da 4 şehit, 5 yaralı verdik" dedi. Kol, sırt ve ayağına şarapnel ve kurşun isabet eden Bozkuş'un, kaburga kemiği hala kırık. Bozkuş, "Vücudumda hala şarapnel parçalarıyla yaşıyorum. Sırt üstü yatamıyorum. 22 senedir bu acıyla yaşıyorum. Psikolojik sorunlar yaşadım. Bir sene boyunca annemden tüfeğimi istedim. Kendimi askerdeki gibi sürekli teyakkuzda hissettim. Hep bir yanımız eksik, yaralarımızı görenler bize 'gazisin' dediğinde 'yok değiliz' diyoruz" diye konuştu.

"Gazilik kimliğimizi istiyoruz"

Demirel ise Güneydoğu'da birçok yurt içi ve sınır ötesi operasyonlara katıldı. Hakkari Şemdinli'de 1994'deki bir çatışmada, sol bacağına dört tane biksi mermisi yedi. Demirel'in yaralandığı çatışmada 8 silah arkadaşı şehit olurken, 12 arkadaşı yaralandı. Demirel, yaşadıklarını şöyle anlattı:
"Hakkari ve Diyarbakır'da tedavi aldım ve biri hariç diğer kurşunları çıkardılar ve tedavinin ardından Ankara'ya sevk ettiler. Daha sonra GATA'da ameliyatla kurşun alındı. Diyarbakır'daki doktor 15 gün içinde ayağa kalkabileceğime dair rapor hazırladı. Terhisim bitmediği için 10 günlüğüne ayağım sakat halde Van'a gittim. 2001'de tekrar ameliyat oldum. 15 günde iyileşir dedikleri yaradan dolayı 2001'de tekrar ameliyat olmuştum."
"1053 nolu Vazife Malullüklerinin Nevileri ile Dereceleri Hakkında Nizamname"nin gazilik haklarını engellediğini belirten Demirel, "Nizannamenin tekrar elden geçirilmesi lazım. Biz maaş, para değil, gazilik kimliğimizi istiyoruz. Ülkemizde yaşayan Suriyeli mültecilere verilen değer bizlere verilmiyor" dedi.

KUTU

Kalbinde kurşunla yaşıyor

Terörle Mücadale Sırasında Yaralanıp Gazi Sayılmayanlar Yardımlaşma Ve Dayanışma Derneği (TMSY) Başkan yardımcısı Atilla Polat ise şunları söyledi:
"Geçtiğimiz Ocak ayında çıkarılan KHK ile dönemin Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş'un, '19 bin kişi terörle mücadele sırasında, herhangi bir uzuv ya da fonksiyon kaybına uğrayan kişiler gazilik maaşı alacak. Yaralanmalarının, sakatlanmalarının derecesine göre de 6 kademede kademelendirilerek bütün gazilerimiz bu kapsam içine alınmış ve gazilerimizi arasındaki farklar ortadan kaldırılmıştır' açıklamasının ardından hiçbir gelişme olmadı. Bu KHK'dan sadece üçü beşi geçmeyecek rütbeli askerler faydalandı. Bizim yine elimiz boş kaldı. Dernek başkanımız Kadir Erhan Tuna, kalbinde bir terörist mermisiyle yaşıyor, fakat gazi değil."


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler
menu
menu